|
Tweet |
Deprem güvenliğinin yanında vatandaşların mülkiyet ve barınma haklarının da korunması gerektiğini belirten Sağlam, dönüşüm sürecinin açık, öngörülebilir ve vatandaş odaklı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
YAPI STOKU BİLİMSEL İNCELENMELİ
Sındırgı’daki yapıların mevcut durumunun ortaya çıkarılmasının güvenli kentleşmenin ilk aşamalarından biri olduğunu belirten Sağlam, envanter çalışmalarından elde edilecek verilerin somut uygulamalara dönüşmesi gerektiğini söyledi.
Sağlam, “Deprem konusunda tedbir almak için önce mevcut yapı stokumuzu doğru biçimde bilmemiz gerekiyor. Bilimsel ve teknik çalışmalarla riskler ortaya konulmalı, gerekli görülen yapılarda daha ayrıntılı incelemelerin önü açılmalıdır. İnsan hayatını ilgilendiren konularda gecikmeye yer olmamalıdır” dedi.
HAK SAHİPLERİ KORUNMALI
Riskli yapıların dönüşümü sırasında vatandaşların mülkiyet hakkı ve ekonomik koşullarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sağlam, sürecin her aşamasında hak sahiplerinin bilgilendirilmesini istedi.
Sağlam, “Güvenli yapılaşmayı sağlarken vatandaşımızı ekonomik ve hukuki belirsizliklerle karşı karşıya bırakmamalıyız. Dönüşümün şartları, hak sahiplerinin yükümlülükleri ve sağlanacak destekler açık şekilde ortaya konulmalıdır” ifadelerini kullandı.
SINDIRGI GÜVENLE YENİLENMELİ
Deprem riskine karşı hazırlığın afet yaşandıktan sonra değil önceden yapılması gerektiğini belirten Sağlam, Sındırgı’daki çalışmaların uzun vadeli kent güvenliğine katkı sağlaması gerektiğini söyledi.
Sağlam, “Amacımız vatandaşımızın yaşadığı binaya güvenle girebildiği bir Sındırgı olmalıdır. Riskli alanlarda gerekli dönüşüm geciktirilmemeli; ancak her adım bilimsel veriler, hukuk ve vatandaşlarımızın hakları gözetilerek atılmalıdır. Sındırgı güvenli biçimde geleceğe hazırlanmalıdır” dedi.