|
Tweet |
KALABALIK VAR AMA KAZANÇ AYNI ORANDA YOK
İstiklal Caddesi’nin günün hemen her saatinde yoğun bir hareketliliğe sahip olduğunu ancak kalabalığın tek başına ekonomik refah anlamına gelmediğini belirten Bozyokuş şunları söyledi: “İstiklal’e baktığınızda binlerce insan görüyorsunuz. Fakat dükkânın kapısından içeri girip esnafımıza ‘Kazancınız nasıl?’ diye sorduğunuzda çok farklı bir tabloyla karşılaşıyorsunuz. Kira yükseliyor, elektrik ve doğal gaz giderleri artıyor, personel maliyetleri büyüyor, ürün tedarikinden vergilere kadar işletmenin her kaleminde ciddi bir yük oluşuyor. Caddenin kalabalık olması esnafın kasasının dolduğu anlamına gelmiyor. Beyoğlu’nun ışıkları yanarken esnafımızın geleceğe dair umudu sönmemeli.”
TURİZMİN KAZANCI BEYOĞLU’NDA KALMALI
Beyoğlu’nun İstanbul’un turizm ve ticaret açısından en değerli ilçelerinden biri olduğuna dikkat çeken Bozyokuş, “İstiklal Caddesi, Taksim, Galata ve çevresine gelen ziyaretçi sayısı önemli ancak asıl mesele bu hareketliliğin yerel ekonomiye ne kadar katkı sağladığıdır. Turizmden elde edilen ekonomik değer küçük işletmeye, lokantacıya, kafeciye, kitapçıya, esnafa ve çalışanlara ulaşmıyorsa ortada sorgulanması gereken bir yapı vardır. Beyoğlu’nda turizm büyürken Beyoğlu esnafının da büyümesi gerekir. Esnafın kepenk kapattığı bir turizm başarısından söz edemeyiz.” dedi.
ESNAFIN YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ
Yerel yönetimden merkezi idareye kadar bütün kurumların küçük işletmeler üzerindeki maliyet baskısını dikkate alması gerektiğini ifade eden Bozyokuş, “Beyoğlu Belediyesi esnafla düzenli olarak aynı masaya oturmalı; ruhsat, belediye hizmetleri, çevre düzenlemesi ve bölgesel sorunlarda çözüm mekanizmaları oluşturmalıdır. Merkezi yönetim de vergi ve maliyet politikalarında küçük esnafın dayanma gücünü gözetmelidir. Anahtar Parti olarak büyük rakamlardan önce vatandaşın ve esnafın cebine bakıyoruz. İstiklal Caddesi kalabalıksa bunun bereketini önce burada alın teri döken esnafımız hissetmelidir. Beyoğlu’nun ekonomisi tabelalarda değil, esnafın kasasında büyümelidir.”