|
Tweet |
Karadeniz, "15 Temmuz'u sadece törenlerle anmak yeterli değildir. Bu ülkeyi böylesine büyük bir tehditle karşı karşıya bırakan sürecin tüm yönleriyle sorgulanması gerekir. Demokrasi ancak gerçeklerle yüzleşildiğinde güçlenir." dedi.
"Devlet, kişilere ve yapılara değil hukuka dayanmalıdır"
Açıklamasında doğrudan devlet yönetimi anlayışını eleştiren Karadeniz, "Bir devlet, kurumlarını liyakatten uzaklaştırıp sadakat anlayışıyla yönetmeye başladığında, denetim mekanizmaları zayıflar. Türkiye, bunun en ağır sonuçlarından birini 15 Temmuz gecesi yaşadı. Güçlü devlet; kurallarla yönetilen devlettir, kişisel ilişkilerle değil." ifadelerini kullandı.
"Millet demokrasiyi korudu, siyaset ise ders çıkarmak zorundadır"
Karadeniz, 15 Temmuz gecesi halkın gösterdiği direnişin demokrasi adına tarihî bir duruş olduğunu belirterek, "Şehitlerimizin fedakârlığı ve gazilerimizin cesareti sayesinde darbe girişimi başarısız oldu. Ancak siyaset kurumunun görevi sadece anmak değil, aynı yanlışların yeniden yaşanmaması için hesap verebilir ve şeffaf bir devlet düzeni kurmaktır." diye konuştu.
"Cumhuriyet'in sigortası laiklik, liyakat ve bağımsız yargıdır"
Talip Karadeniz açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"15 Temmuz'un bize bıraktığı en önemli sorumluluk, Cumhuriyet'in kurumlarını yeniden güçlendirmektir. Hiçbir cemaatin, tarikatın veya kapalı yapılanmanın devlet içinde örgütlenmesine izin verilmemeli; kamu yönetiminde liyakat, yargıda bağımsızlık ve yönetimde şeffaflık tavizsiz uygulanmalıdır. Darbe girişiminde hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Onların hatırasına sahip çıkmanın yolu, hukukun üstünlüğünü ve demokratik Cumhuriyet'i kararlılıkla savunmaktır."