|
Tweet |
ÜRETEN İNSAN EN ÇOK ZORLANAN KESİM HALİNE GELDİ
Ramazan Çelik, artan hayat pahalılığı, yükselen enerji maliyetleri ve temel ihtiyaç fiyatlarındaki kontrolsüz artış nedeniyle vatandaşın ciddi bir geçim baskısı altında olduğunu ifade ederek, “Tarlada üreten çiftçi de, fabrikada çalışan işçi de, kamu hizmeti veren memur da aynı sıkıntıyı yaşıyor. Üreten insanın en fazla zorlandığı bir düzen sürdürülebilir değildir” dedi.
Çelik, alın terinin korunmasının güçlü devlet anlayışının temel şartı olduğunu vurguladı.
1 MAYIS SADECE BİR BAYRAM DEĞİL, VİCDAN HESABIDIR
1 Mayıs’ın yalnızca kutlama mesajlarıyla değil, emekçinin gerçek hayatıyla değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çelik, çalışanların yaşadığı sorunların artık ertelenemeyeceğini söyledi.
“Bir emeklinin ilaç hesabı, bir işçinin kira telaşı, bir gencin iş bulma umudu… Bunlar görmezden gelinerek yapılan her kutlama eksik kalır. 1 Mayıs, vicdanla yüzleşme günüdür” ifadelerini kullandı.
ADALET OLMADAN EMEK GÜÇLENEMEZ
Çalışma hayatında adil ücret, sosyal güvence ve fırsat eşitliğinin sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade eden Çelik, emeğin korunmadığı yerde toplumsal güvenin de zedelendiğini belirtti.
“İşçinin hakkı zamanında verilmeli, memurun huzuru korunmalı, üreticinin alın teri değer bulmalıdır. Önce insan, önce adalet anlayışı şarttır” dedi.
EMEKÇİNİN GÜCÜ, TÜRKİYE’NİN GÜCÜDÜR
Mesajının sonunda tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlayan Ramazan Çelik, emeğin değer gördüğü, adaletin tesis edildiği ve herkesin insanca yaşayabildiği güçlü bir Türkiye için mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.