|
Tweet |
HAM ÜRÜN DEĞİL KATMA DEĞER SATMALIYIZ
Halfeti ekonomisinde tarımın önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ebren, üreticinin kazancını artırmak için yalnızca üretim miktarına değil, ürünün tarladan çıktıktan sonraki sürecine de odaklanılması gerektiğini söyledi.
Ebren, “Çiftçimiz aylarca emek veriyor, ürününü yetiştiriyor ve hasat ediyor. Fakat ürün ham olarak satıldığında asıl katma değerin önemli bölümü işleme, paketleme ve pazarlama aşamalarında oluşuyor. Biz bu ekonomik değerin Halfeti’den çıkmasını istemiyoruz. Üreticimizin emeğini daha değerli hale getirecek bir sistem kurulmalıdır” ifadelerini kullandı.
KÜÇÜK İŞLEME TESİSLERİ KURULMALI
Fıstık, zeytin, üzüm ve diğer yerel ürünler için üreticiye erişilebilir ölçekte işleme ve paketleme imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Ebren, büyük sanayi yatırımlarının yanı sıra küçük ve ortak kullanımlı tesislerin de önemli olduğunu vurguladı.
Ebren şunları söyledi:
“Her üreticimizin kendi tesisini kurması mümkün değil. Üretici birlikleri, kooperatifler ve kamu destekleriyle ortak kullanılabilecek küçük işleme ve paketleme tesisleri kurulabilir. Fıstığımız paketlenebilir, üzümümüz farklı ürünlere dönüştürülebilir, zeytinimiz işlenebilir. Böylece çiftçimiz ürününü daha yüksek değerle pazara sunabilir.”
ÜRETİM İSTİHDAMA DÖNÜŞMELİ
Tarımsal ürünlerin Halfeti’de işlenmesinin yalnızca çiftçiye değil, ilçe esnafına ve özellikle gençlerin istihdamına da katkı sağlayacağını belirten Ebren, tarım ile yerel sanayinin birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Ebren, “Yeniden Refah Partisi olarak üreten ilçelerin aynı zamanda katma değer üreten ilçeler haline gelmesini istiyoruz. İşleme, paketleme, depolama ve pazarlama Halfeti’de yapılırsa yeni iş alanları oluşur, gençlerimize istihdam sağlanır ve ilçemizde daha fazla para kalır. Fıstıközü’ndeki, Yeşilözen’deki, Bulaklı’daki, Kavaklıca’daki üreticimizin emeği başka yerde değerlenmemeli. Halfeti ürettiğini Halfeti’de işlemeli” dedi.