|
Tweet |
“Yüzde 32,61 Enflasyon Normalleştirilemez”
Yıldız, yıllık enflasyonun yüzde 32,61 olarak açıklanmasının bazı çevreler tarafından olumlu gösterilmeye çalışıldığını belirterek, “Bir ülkede fiyatların bir yılda üçte bir oranında artması başarı değil, ekonomik sorunun devam ettiğinin göstergesidir. Vatandaş için önemli olan oranların ne olduğu değil, cebindeki paranın ne kadar değer kaybettiğidir” dedi.
“Türkiye Zamlarla Yaşamaya Alıştırılıyor”
Mayıs ayında aylık enflasyonun yüzde 1,71 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Yıldız, sürekli fiyat artışlarının toplumda olağan hale getirilmeye çalışıldığını savundu.
“Her ay yeni zamlar açıklanıyor, ardından bunlar sıradanlaştırılıyor. Oysa aylık yüzde 1,71 artış demek, vatandaşın gelirine yeni bir yük binmesi demektir. İnsanlar artık fiyatların düşmesini değil, daha az zam gelmesini umut eder hale getirildi.”
“Sorun Enflasyonun Kendisi Kadar Gelir Dağılımı”
Mehrem Yıldız, yüksek enflasyonun etkisinin toplumun her kesiminde aynı hissedilmediğini belirtti.
“Yüksek gelir grubundaki insanlar fiyat artışlarını daha kolay karşılayabiliyor ancak sabit gelirli vatandaşlar, işçiler, emekliler ve küçük esnaf için enflasyon doğrudan yaşam standardının düşmesi anlamına geliyor. Bu nedenle mesele sadece enflasyon değil, gelir dağılımındaki adaletsizliktir.”
“Ekonomi Rakamlarla Değil, Vatandaşın Güveniyle Düzelir”
Yıldız açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün vatandaş geleceğe güvenle bakamıyor. İnsanlar tasarruf yapamıyor, yatırım planlayamıyor, yarın ne olacağını kestiremiyor. Enflasyonla mücadele yalnızca rakamları düşürmekle değil, vatandaşın ekonomiye olan güvenini yeniden tesis etmekle mümkündür. Türkiye'nin ihtiyacı da tam olarak budur.”