Bugun...



Cihat Çetinkaya: Enflasyonla Mücadelede Yük Sadece Vatandaşın Omzuna Bırakılamaz - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Yeminli Mali Müşavir Cihat Çetinkaya, enflasyonla mücadelenin Türkiye açısından zorunlu olduğunu ancak bu sürecin maliyetinin yalnızca ücretli, emekli, esnaf ve dar gelirli vatandaşın omuzlarına yüklenmesinin doğru olmayacağını söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 22-08-2026 14:00

Cihat Çetinkaya: Enflasyonla Mücadelede Yük Sadece Vatandaşın Omzuna Bırakılamaz - GÜNDEM - İnternetin Ajansı


Fiyat istikrarının sağlanması için para politikası kadar mali disiplinin, kamu tasarrufunun, vergi adaletinin, üretim maliyetlerinin ve gelir dağılımının da birlikte ele alınması gerektiğini belirten Çetinkaya, “Millet fedakârlık yaparken devlet de kendi harcamalarında aynı hassasiyeti göstermek zorundadır. Enflasyonla mücadelede yük sadece vatandaşın omzuna bırakılamaz.” dedi.

DEVLET TASARRUFA KENDİNDEN BAŞLAMALI

Vatandaştan tüketimini azaltması ve bütçesini daha dikkatli yönetmesinin istendiği bir dönemde kamunun da harcama disiplinini güçlendirmesi gerektiğini belirten Çetinkaya, kamu tasarrufunun yalnızca bütçe açısından değil toplumsal güven açısından da önemli olduğunu söyledi.
Çetinkaya şunları söyledi: “Vatandaşa ‘Tasarruf et’ derken kamuda gereksiz harcama görüntüsü oluşursa toplumsal güven zarar görür. Devlet milletinden fedakârlık bekliyorsa önce kendi harcamalarında örnek olmak zorundadır. Kamuda ihtiyaç ile israf arasındaki çizgi çok net çizilmelidir.”

KAMU TASARRUFU SEMBOLİK DEĞİL KALICI OLMALI

Tasarruf politikalarının birkaç kalemin geçici olarak azaltılmasından ibaret kalmaması gerektiğini ifade eden Çetinkaya, harcamaların etkinlik ve sonuç odaklı değerlendirilmesini istedi.
Çetinkaya, “Asıl mesele bir yıl birkaç harcamayı kısmak değil, kamu yönetiminde sürekli bir verimlilik kültürü oluşturmaktır. Yapılan her harcamada ‘Bu milletin vergisiyle hangi kamu yararını üretiyoruz?’ sorusu sorulmalıdır.” dedi.

ENFLASYONU SADECE FAİZLE ÇÖZMEYE ÇALIŞMAK YETERLİ DEĞİL

Enflasyonla mücadelede para politikasının önemli olduğunu ancak bütün yükün faiz politikası üzerine bırakılmasının reel ekonomi açısından riskler doğurabileceğini belirten Çetinkaya, maliye ve üretim politikalarının da sürece destek vermesi gerektiğini söyledi.
Çetinkaya, “Faiz enflasyonla mücadelede kullanılan araçlardan biridir ama tek araç değildir. Kamu harcamaları, vergi sistemi, üretim maliyetleri, enerji politikası, tarım ve rekabet koşulları aynı hedef doğrultusunda çalışmazsa ekonominin diğer kesimlerine gereğinden fazla yük biner.” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞ KEMER SIKARKEN KAMUDA İSRAF OLMAMALI

Yüksek enflasyon döneminde ailelerin tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini, birçok hanenin temel ihtiyaçlarında bile daha hesaplı davranmak zorunda kaldığını belirten Çetinkaya, kamunun da aynı dönemde israf algısından özellikle kaçınması gerektiğini söyledi.
Çetinkaya, “Bir aile çocuğunun okul masrafını, market alışverişini ve elektrik faturasını hesaplayarak yaşıyorsa devlet de tek kuruşun hesabını vermelidir. Bu yalnızca ekonomik değil ahlaki bir sorumluluktur. Milletin vergisi emanettir.” dedi.

VERGİ ADALETİ OLMADAN MÜCADELEYE TOPLUMSAL DESTEK ZAYIFLAR

Enflasyonla mücadele dönemlerinde bütçe gelirlerini artırmak amacıyla vergi yükünün sürekli aynı kesimlere yöneltilmemesi gerektiğini belirten Çetinkaya, vergi sisteminde ödeme gücü ve adalet ilkesinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Çetinkaya, “Vergisini düzenli ödeyen ücretlinin, esnafın ve işletmenin üzerine her seferinde yeni yük bindirerek kalıcı çözüm üretilemez. Kayıt dışıyla mücadele edilmeli, vergi tabanı genişletilmeli ve vergisini dürüstçe ödeyen mükellef korunmalıdır.” dedi.

DOLAYLI VERGİLER DAR GELİRLİYİ DAHA FAZLA HİSSETTİRİYOR

Tüketim üzerinden alınan vergilerin gelir düzeyine göre farklı etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Çetinkaya, temel ihtiyaçlardaki vergi yükünün sosyal etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Çetinkaya, “Geliri düşük vatandaş kazancının çok daha büyük bölümünü gıda, kira, ulaşım ve enerjiye ayırıyor. Dolayısıyla vergiyi yalnızca tahsilat açısından değil gelir dağılımı açısından da düşünmek zorundayız. Vergi sistemi güçlü devleti finanse ederken sosyal adaleti de gözetmelidir.” dedi.

ÜRETİCİYİ EZEREK ENFLASYONU DÜŞÜREMEYİZ

Fiyat artışlarının yalnızca nihai satış noktasından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çetinkaya, üreticinin enerji, finansman, işçilik, ham madde ve lojistik maliyetlerinin de enflasyonun önemli unsurları arasında bulunduğunu söyledi.
Çetinkaya, “Sanayicinin finansmanı pahalı, çiftçinin mazotu ve gübresi pahalı, esnafın kirası ve enerjisi yüksekse bütün bu maliyetler sonunda fiyatlara yansır. Enflasyonla kalıcı mücadele üreticinin maliyet yapısını iyileştirmeden olmaz.” dedi.

ÇİFTÇİNİN MALİYETİNİ DÜŞÜRMEDEN MARKET FİYATINI KONUŞMAK EKSİK KALIR

Gıda enflasyonuyla mücadelede tarımsal üretimin güçlendirilmesinin stratejik önemde olduğunu belirten Çetinkaya, Türkiye’nin kendi üretim kapasitesini artırması gerektiğini söyledi.

Çetinkaya, “Çiftçiyi üretimden uzaklaştıran her maliyet birkaç ay sonra market rafında karşımıza çıkar. Tarım yalnızca ekonomik faaliyet değildir; gıda güvenliği ve millî güvenlik meselesidir. Üreten çiftçiyi ayakta tutmak zorundayız.” dedi.

TÜRKİYE TÜKETEREK DEĞİL ÜRETEREK RAHATLAR

Türkiye’nin enflasyonla mücadele ederken üretim kapasitesini kaybetmemesi gerektiğini vurgulayan Çetinkaya, sanayi, tarım ve teknoloji yatırımlarının korunmasının önemine dikkat çekti.
Çetinkaya, “Bir ülke sürekli ithal edip tüketerek kalıcı refah üretemez. Kendi sanayisini, tarımını ve teknolojisini güçlendiren Türkiye hem döviz ihtiyacını azaltır hem dış şoklara karşı daha dirençli hale gelir. Millî ekonominin temeli üretimdir.” dedi.

KOBİ’NİN KREDİSİNİ KESMEK ENFLASYONU DÜŞÜRÜRKEN ÜRETİMİ DE DÜŞÜREBİLİR

Finansman koşullarındaki sıkılaşmanın küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğini belirten Çetinkaya, seçici kredi politikalarının önemini vurguladı.
Çetinkaya, “Tüketimi sınırlamak ile üretim finansmanını tamamen kısmak aynı şey değildir. Makine alacak, ihracat yapacak veya istihdam sağlayacak işletmenin finansmana erişimini korumalıyız. Enflasyonu düşürürken üretim kapasitemizi kaybetmemeliyiz.” dedi.

ESNAF DA VATANDAŞ DA AYNI ENFLASYONUN İÇİNDE

Esnafın yüksek fiyatların nedeni gibi görülmesinin yanlış olduğunu ifade eden Çetinkaya, küçük işletmelerin de maliyet enflasyonundan doğrudan etkilendiğini söyledi.

Çetinkaya, “Esnafın sattığı ürün pahalılaşıyor ama aldığı mal, kirası, elektriği, çalışan maliyeti ve finansmanı da pahalılaşıyor. Ciro artıyor diye herkesin zenginleştiğini düşünmek doğru değil. Enflasyon hem tüketicinin hem üreticinin cebinden götürüyor.” dedi.

GELİR DAĞILIMI BOZULURSA ENFLASYONUN SOSYAL BEDELİ BÜYÜR

Yüksek enflasyonun bütün kesimleri aynı oranda etkilemediğini belirten Çetinkaya, varlık sahibi ile sabit gelirli arasındaki farkın büyüyabileceğine dikkat çekti.
Çetinkaya, “Geliri fiyatlar kadar hızlı artmayan vatandaş her ay biraz daha fakirleşir. Sabit gelirlinin servetini koruma imkânı daha sınırlıdır. Bu nedenle enflasyon yalnızca fiyat istikrarı değil aynı zamanda gelir dağılımı meselesidir.” dedi.

EMEKLİ VE SABİT GELİRLİ ENFLASYONUN EN AĞIR YÜKÜNÜ TAŞIMAMALI

Gelir politikalarının özellikle emekli ve dar gelirli kesimler açısından koruyucu mekanizmalar içermesi gerektiğini ifade eden Çetinkaya, sosyal desteklerin hedefli ve etkin yürütülmesini istedi.
Çetinkaya, “Fiyat istikrarına giderken toplumun en kırılgan kesimlerini korumazsak ekonomik programın sosyal maliyeti yükselir. Güçlü devlet yalnızca bütçesini dengeleyen değil, vatandaşını zor dönemde koruyabilen devlettir.” dedi.

MİLLÎ EKONOMİ GÜÇLÜ BÜTÇE VE GÜÇLÜ ÜRETİMLE KURULUR

Mali disiplin ile üretim politikalarının birbirinin alternatifi olmadığını belirten Çetinkaya, sağlıklı bir ekonomi için ikisine birden ihtiyaç olduğunu söyledi.
Çetinkaya, “Bütçeyi kontrol edeceğiz ama yatırım harcamalarını verimsiz harcamayla aynı kefeye koymayacağız. İsrafı azaltacağız, üretimi artıracağız. Güçlü devlet maliyesi ile güçlü özel sektör birbirine rakip değil birbirini tamamlayan unsurlardır.” dedi.

VERGİSİNİ ÖDEYEN VATANDAŞ DEVLETİN DE HESAP VERDİĞİNİ GÖRMELİ

Toplumsal vergi bilincinin güçlenmesi için kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemli olduğunu belirten Çetinkaya, vatandaşın ödediği verginin karşılığını görmek istediğini söyledi.
Çetinkaya, “Vergi devletin vatandaştan aldığı sıradan bir para değildir. Milletin ortak ihtiyaçlarını karşılamak için teslim edilen kaynaktır. Vatandaş vergisini düzenli ödüyorsa devlet de bu kaynağı ne kadar etkin kullandığını gösterebilmelidir.” dedi.

ENFLASYONLA MÜCADELE MİLLÎ BİR MESELEDİR

Fiyat istikrarının siyasi tartışmaların ötesinde Türkiye’nin ortak ekonomik hedefi olması gerektiğini belirten Çetinkaya, toplumun bütün kesimlerinin güven duyacağı uzun vadeli ekonomi politikalarına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Çetinkaya, “Enflasyon vatandaşın cebindeki parayı sessizce azaltır, yatırım kararlarını bozar, aile bütçesini sarsar ve ülkenin geleceğe yönelik plan yapmasını zorlaştırır. Bu nedenle enflasyonla mücadele millî bir meseledir. Ancak millî mücadele dediğimiz şey yükü sadece milletin sırtına yüklemek değildir; devletin, finans kesiminin, üreticinin ve toplumun sorumluluğu adil biçimde paylaşmasıdır.” dedi.

ÇETİNKAYA: FEDAKÂRLIK İSTİYORSAK ÖNCE ADALETİ SAĞLAMALIYIZ

Yeminli Mali Müşavir Cihat Çetinkaya sözlerini şöyle tamamladı:
“Enflasyonu mutlaka düşürmeliyiz. Fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı refah oluşturamayız. Ancak bu mücadeleyi yürütürken vatandaşın sürekli daha fazla fedakârlık yaptığı, kamunun aynı ölçüde tasarruf göstermediği, dürüst mükellefin yükünün arttığı ve üreticinin finansmana ulaşamadığı bir tablo sürdürülebilir değildir. Devlet tasarrufa kendinden başlamalı, vergide adaleti güçlendirmeli, kayıt dışıyla mücadele etmeli ve üreticinin maliyetlerini azaltacak politikaları devreye almalıdır. Millet fedakârlık yapacaksa devlet de yapacaktır. Çünkü güçlü ekonomi yalnızca düşük enflasyon değil; adaletli vergi, disiplinli kamu maliyesi, güçlü üretim ve vatandaşının alın terini koruyan bir düzen demektir.”




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI