Bugun...



Dr. Derya Uğur: 30 Ağustos’un Emaneti Güçlü ve Bağımsız Cumhuriyettir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanmasının yalnızca askeri bir başarı değil, bağımsız ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarihsel yolun en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirtti.

facebook-paylas
Tarih: 28-08-2026 02:10

Dr. Derya Uğur: 30 Ağustos’un Emaneti Güçlü ve Bağımsız Cumhuriyettir - GÜNDEM - İnternetin Ajansı

Sağlıkçı kimliğiyle Cumhuriyet’in kamusal sağlık anlayışına da dikkat çeken Uğur, “30 Ağustos’un bize emaneti yalnızca kazanılmış bir zafer değil; güçlü, bağımsız, laik ve halkının yaşam hakkını koruyan Cumhuriyet’tir.” dedi.

ZAFERİN ARDINDA BÜYÜK BİR MİLLET FEDAKÂRLIĞI VAR

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı’nın ağır koşullar altında kazanıldığını belirten Uğur, 30 Ağustos’un milletin bağımsız yaşama iradesinin simgesi olduğunu söyledi.

Uğur şunları söyledi: “30 Ağustos’a yalnızca bir takvim günü olarak bakamayız. Yokluk içerisindeki bir milletin bağımsızlığından vazgeçmediği, geleceğini kendi elleriyle kurma iradesini ortaya koyduğu tarihsel bir mücadeleden söz ediyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin bütün kahramanlarını saygı ve minnetle anıyoruz.”

CEPHEDE YALNIZCA SİLAH DEĞİL, SAĞLIK MÜCADELESİ DE VARDI

Kurtuluş Savaşı’nın görünmeyen kahramanları arasında sağlık çalışanlarının da bulunduğunu vurgulayan Uğur, cephe gerisindeki hekimlerin, sağlık memurlarının, hemşirelerin ve hasta bakıcıların son derece sınırlı imkânlarla büyük bir mücadele yürüttüğünü belirtti.

Uğur, “Cephede yaralanan askerin hayata tutunması için çalışan sağlık emekçilerini de hatırlamalıyız. İlaç ve tıbbi malzemenin son derece sınırlı olduğu koşullarda insan hayatını kurtarmaya çalışan sağlık çalışanları, bağımsızlık mücadelemizin sessiz kahramanları arasındadır. Sağlık emekçileri dün cephedeydi, bugün hastanelerde ve sağlık kuruluşlarında aynı toplumsal sorumlulukla görev yapıyor.” dedi.

BAĞIMSIZLIK SADECE SINIRLARI KORUMAK DEĞİLDİR

Bir ülkenin bağımsızlığının bilimden ekonomiye, eğitimden sağlığa kadar güçlü kamu kurumlarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Uğur, sağlık sisteminin stratejik öneminin salgınlar ve afetlerde çok daha açık görüldüğünü söyledi.

Uğur, “Bağımsızlık yalnızca sınırlarımızın güvenliği değildir. İlacını, aşısını, tıbbi teknolojisini geliştirebilen; bilim insanını yetiştiren ve sağlık hizmetini bütün vatandaşlarına ulaştırabilen bir ülke olmak da bağımsızlığın önemli parçalarındandır. Cumhuriyet’i güçlendirmek aynı zamanda kamusal kapasitemizi güçlendirmektir.” ifadelerini kullandı.

CUMHURİYET’İN EN BÜYÜK MÜCADELELERİNDEN BİRİ SALGINLARLA OLDU

Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında savaşların ardından yoksulluk ve bulaşıcı hastalıklarla mücadele edildiğini hatırlatan Uğur, sağlık hizmetlerinin ülkenin kalkınmasının temel unsurlarından biri olarak ele alındığını söyledi.

Uğur, “Genç Cumhuriyet yalnızca yollar, fabrikalar ve okullar kurmadı. Sıtmayla, veremle, trahomla ve salgın hastalıklarla mücadele etti. Çünkü Cumhuriyet’in temel meselesi insanı yaşatmaktı. Anadolu’nun en uzak noktasındaki yurttaşın sağlık hakkını devletin sorumluluğu olarak görmek büyük bir Cumhuriyet kazanımıdır.” dedi.

SAĞLIK HAKKI CÜZDANA GÖRE DEĞİŞMEMELİ

Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık anlayışının sağlık hizmetlerinde de yaşatılması gerektiğini belirten Uğur, nitelikli sağlık hizmetine erişimin ekonomik durum veya yaşanılan bölgeye bağlı olmaması gerektiğini ifade etti.

Uğur, “Bir çocuğun ailesinin geliri, bir emeklinin maaşı veya bir yurttaşın yaşadığı ilçe onun hangi kalitede sağlık hizmeti alacağını belirlememelidir. Kamusal sağlık anlayışının özü budur. Cumhuriyet vatandaşına yalnızca hak tanımaz; o hakkı kullanabileceği kamu hizmetini de oluşturmak zorundadır.” dedi.

SAĞLIKTA DIŞA BAĞIMLILIK DA BİR MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİDİR

İlaç, aşı, tıbbi cihaz ve kritik sağlık malzemelerinde yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesinin stratejik önem taşıdığını belirten Uğur, sağlık sisteminin olağanüstü dönemlerde dış tedarik zincirlerine aşırı bağımlı hale gelmemesi gerektiğini söyledi.

Uğur, “Bir salgın çıktığında veya küresel tedarik zinciri bozulduğunda paranız olsa bile ihtiyaç duyduğunuz ürüne ulaşamayabilirsiniz. Bunun örneklerini dünya yakın geçmişte gördü. Kritik ilaçtan aşıya, tıbbi cihazdan sarf malzemesine kadar bilimsel ve teknolojik üretim kapasitemizi güçlendirmek sağlık politikası olduğu kadar ülkenin bağımsızlık meselesidir.” diye konuştu.

CUMHURİYET’İN SAĞLIK EMEKÇİSİ BİLİMİN IŞIĞINDA ÇALIŞMALIDIR

Sağlık hizmetlerinin bilimsel bilgi, liyakat ve mesleki bağımsızlık temelinde yürütülmesi gerektiğini belirten Uğur, Cumhuriyet’in akıl ve bilim anlayışının sağlık politikalarında korunmasının önemini vurguladı.

Uğur, “Sağlık çalışanının pusulası bilimdir. Hekim mesleki kararını bilimsel bilgiyle vermeli, sağlık yöneticisinin ölçüsü liyakat olmalı, kamu sağlık politikası kanıta dayanmalıdır. Cumhuriyet’in bize kazandırdığı en büyük güçlerden biri aklın ve bilimin yol göstericiliğidir.” dedi.

GÜÇLÜ CUMHURİYET GÜÇLÜ KAMU HİZMETİ DEMEKTİR

Uğur, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında sağlık sisteminin insan gücünden koruyucu sağlık hizmetlerine, afet hazırlığından bilimsel üretime kadar daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Uğur, “30 Ağustos’un ruhunu yalnızca meydanlarda kutlamak yetmez. O bağımsızlık iradesini bugün güçlü kurumlarla yaşatmalıyız. Deprem olduğunda ayakta kalan hastane, salgında vatandaşına ulaşan sağlık sistemi, köydeki çocuğa da büyükşehirdeki yurttaşa da hizmet götüren kamu anlayışı güçlü Cumhuriyet’in günlük hayattaki karşılığıdır.” ifadelerini kullandı.

UĞUR: ZAFERİ KUTLAMANIN EN GÜZEL YOLU EMANETE SAHİP ÇIKMAKTIR

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılını kutlayan Uğur, sözlerini şöyle tamamladı:
“104 yıl önce bu topraklarda verilen mücadele, bize özgürce yaşayabileceğimiz bağımsız bir vatanın kapısını açtı. Bugün bize düşen, o büyük mücadelenin üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni demokrasiyle, hukukla, bilimle, eğitimle ve güçlü kamusal sağlık hizmetleriyle geleceğe taşımaktır. Bir sağlık emekçisi için Cumhuriyet, Anadolu’nun en uzak köşesindeki insanın da yaşamının aynı değerde kabul edilmesidir. Başta Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bağımsızlığımız uğruna mücadele eden bütün kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyor; milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum. 30 Ağustos’un emaneti güçlü ve bağımsız Cumhuriyet’tir; bu emanete sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.”




Kaynak: 22haber.com.tr




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI