|
Tweet |
“Deprem siyaset üstü, hazırlık siyasetin sorumluluğudur”
17 Ağustos’un Türkiye’ye çok ağır bir bedel ödettiğini belirten Dinçer, deprem riskine karşı alınması gereken önlemlerin siyasi hesapların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Farklı siyasi görüşlere sahip olabiliriz ancak insan hayatının korunması konusunda ayrışamayız. Deprem olduğunda herkes aynı enkazın altında kalıyor. Bu nedenle deprem hazırlığı konusunda siyasi polemiklerden önce ortak aklı ve bilimi esas almalıyız” dedi.
“Meclis’in görevi sadece yasaları değil, hazırlığı da denetlemektir”
Dinçer, deprem politikalarının Meclis gündeminde sürekli takip edilmesi gerektiğini belirterek, merkezi yönetimin risk azaltma çalışmalarında daha şeffaf olması çağrısında bulundu.
“Vatandaşın bilmesi gereken çok basit sorular var: Hangi bölgelerde risk yüksek? Riskli yapıların ne kadarı tespit edildi? Ne kadarı dönüştürüldü? Kamu binaları ne kadar güvenli? Hastanelerimiz, yollarımız ve altyapımız büyük bir afete hazır mı? Bu soruların cevabı açık ve denetlenebilir olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Mersin’in de deprem gerçeği göz ardı edilemez”
Mersin’in de deprem riski açısından dikkatle ele alınması gerektiğini vurgulayan Dinçer, kentte yapı stokunun, altyapının ve afet toplanma alanlarının sürekli gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Dinçer, “Mersin’in nüfusu büyüyor, kentimiz hızla gelişiyor. Bu büyümeyi deprem gerçeğinden bağımsız düşünemeyiz. Yeni yapılaşma kadar mevcut yapı stokunun güvenliği de öncelikli mesele olmalıdır” dedi.
Talat Dinçer, 17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, “Anma törenlerinin ötesine geçip kalıcı sonuçlar üretmek zorundayız. Bir sonraki deprem geldiğinde ‘keşke’ dememek için bugün gereken her adımı atmalıyız” mesajını verdi.