|
Tweet |
ÜRETİCİNİN EN BÜYÜK SORUNU ARTAN MALİYETLER
Bingöl’ün geniş mera varlığı, hayvancılık potansiyeli, arıcılığı ve tarımsal üretim kapasitesiyle önemli imkanlara sahip olduğunu belirten DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, üreticinin maliyet baskısının hafifletilmesi gerektiğini söyledi.
Baraç şunları söyledi:“Bingöl’de çiftçimiz, besicimiz ve arıcımız büyük bir emekle üretmeye devam ediyor. Ancak üretmek her geçen gün daha maliyetli hale geliyor. Yemden mazota, gübreden elektriğe, veterinerlik hizmetlerinden ekipmana kadar birçok kalemde üreticimizin yükü ağır. Bir taraftan üretmesini istiyoruz, diğer taraftan üretimin maliyetini taşımakta zorlanan insanımızı yeterince koruyamıyoruz. Böyle bir denklem sürdürülebilir değildir. Üreticinin alın terinin karşılığını aldığı bir sistem oluşturmak zorundayız.”
“BİNGÖL HAYVANCILIKTA ÇOK DAHA GÜÇLÜ OLABİLİR”
Bingöl’ün hayvancılıkta sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla daha yüksek ekonomik değere dönüştürülebileceğini ifade eden Baraç, meselenin yalnızca hayvan sayısını artırmak olmadığını söyledi.
Baraç, “Bingöl hayvancılıkta Türkiye’nin çok daha güçlü üretim merkezlerinden biri olabilir. Bunun için üreticimizin yem maliyetini düşürmek, meralarımızı etkin kullanmak, hayvan sağlığı hizmetlerini güçlendirmek ve üreticinin ürününü değerinde satabileceği pazar imkanlarını geliştirmek gerekiyor. Besicimiz üretirken kazanamıyorsa gençlerimizi bu sektörde tutamayız. Gençler üretimden uzaklaştığında ise birkaç yıl sonra yalnızca ekonomik değil, ciddi bir kırsal nüfus sorunuyla da karşılaşırız.” ifadelerini kullandı.
Tarım ve hayvancılığa verilen desteklerin uzun vadeli ve öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirten Baraç, üreticinin önünü görebilmesinin önemine dikkat çekti.
ARICILIK BİNGÖL’ÜN MARKA DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRÜLMELİ
Bingöl’de arıcılığın da önemli bir ekonomik potansiyel taşıdığını vurgulayan Baraç, üretim kadar markalaşma ve pazarlama çalışmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Baraç, “Bingöl’ün doğası ve florası bize çok kıymetli bir imkan sunuyor. Arıcılığımızı yalnızca bal üretimi üzerinden değerlendirmemeliyiz. Kalite standardından markalaşmaya, paketlemeden ulusal ve uluslararası pazarlara erişime kadar güçlü bir zincir kurabiliriz. Bingöl’de üretilen ürünün katma değeri başka yerde kalmamalı; kazancı mümkün olduğunca Bingöllü üreticinin cebine girmelidir.” dedi.
“KÖYDE ÜRETİM VARSA BİNGÖL’DE GELECEK VARDIR”
Kırsal kalkınmanın aynı zamanda göçle mücadele anlamına geldiğini ifade eden Baraç, tarım ve hayvancılığın özellikle gençler açısından yeniden cazip hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Baraç sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir gencimiz köyünde üretim yaparak ailesini geçindirebiliyor, geleceğini kurabiliyorsa neden memleketini terk etsin? Biz Bingöl’ün nüfusunu başka şehirlerin iş gücüne dönüştürmek yerine kendi toprağında üretime, istihdama ve girişimciliğe yönlendirmeliyiz. Köyde üretim varsa ilçelerimiz canlıdır, esnafımız güçlüdür, şehir ekonomimiz büyür. Tarımı ve hayvancılığı desteklemek sadece çiftçiye destek vermek değildir; Bingöl ekonomisinin tamamını desteklemektir.”
DEVA Partisi olarak üretim odaklı, planlı ve öngörülebilir tarım politikalarını savunduklarını belirten Baraç, “Çiftçimizin bizden istediği ayrıcalık değil, emeğinin karşılığıdır. Üreten zarar etmemeli, hayvanını yetiştiren yarınından endişe etmemeli. Bingöl’ün toprağı, merası, üreticisi ve genç nüfusu büyük bir zenginliktir. Doğru destek ve doğru planlamayla Bingöl tarımda ve hayvancılıkta çok daha güçlü bir noktaya gelebilir. Biz üreticimizin yanında olmaya ve onun sesini duyurmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.