|
Tweet |
“ZEYTİNLİKLER YALNIZCA TARLA DEĞİL, GEÇİM KAYNAĞIDIR”
Zeytin ağaçlarının üretici açısından uzun yıllara yayılan bir emek ve yatırım anlamına geldiğini vurgulayan Gürbüz, yangın sonrasında yalnızca o yılın ürününün değil, gelecek yıllardaki üretim kapasitesinin de kaybedilebildiğine dikkat çekti.
Gürbüz, “Bir zeytin ağacı yıllar süren bakım ve emek sonucunda verimli hale geliyor. Yangınla birlikte yalnızca ağaçlar değil; ailelerin geçim kaynağı, bölgenin tarımsal üretimi ve köylerin geleceği de zarar görüyor. Bu nedenle yangından etkilenen üreticilerin kayıpları yalnızca mevcut ürün miktarı üzerinden hesaplanmamalıdır.” dedi.
“ZARAR TESPİTİ HIZLI VE ŞEFFAF YAPILMALIDIR”
Yangından etkilenen alanlarda tarım, orman, belediye ve ilgili kamu kurumlarının koordineli biçimde çalışması gerektiğini belirten Gürbüz, zarar tespit çalışmalarının üreticinin katılımıyla yürütülmesini istedi.
Gürbüz, “Kaç ağacın zarar gördüğü, ne kadar ürün kaybı yaşandığı, sulama sistemlerinin ve tarımsal ekipmanların hangi ölçüde etkilendiği ayrıntılı olarak belirlenmelidir. Hazırlanan raporlar üreticilerle paylaşılmalı ve itiraz edebilecekleri açık bir mekanizma oluşturulmalıdır. Üretici aylarca yardım beklemek zorunda bırakılmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
Yangından etkilenen çiftçilerin kredi, vergi ve prim borçlarının ertelenmesini isteyen Gürbüz; karşılıksız fidan, gübre, yem, tohum ve ekipman desteği sağlanması gerektiğini kaydetti.
“KALICI BİR TARIMSAL AFET FONU KURULMALIDIR”
Her yangının ardından geçici yardım kampanyaları düzenlemenin yeterli olmadığını dile getiren Gürbüz, tarım alanlarında yaşanan yangın, sel, kuraklık ve don gibi afetlere karşı kalıcı bir destek sistemi kurulmasını önerdi.
Gürbüz, “Çiftçinin kaybı karşısında hangi kurumun ne kadar ve ne zaman destek vereceği önceden belli olmalıdır. Merkezi yönetim, yerel yönetimler ve meslek kuruluşlarının katkısıyla bir tarımsal afet fonu oluşturulmalıdır. Ödemeler hızlı yapılmalı, destekler gerçek zararı karşılamalı ve üreticinin yeniden üretime dönmesini sağlamalıdır.” dedi.
“YANGIN ÇIKMADAN ÖNCE TEDBİR ALINMALIDIR”
Yangınlarla mücadelenin yalnızca söndürme çalışmalarından ibaret olmadığını belirten Gürbüz; kırsal bölgelerde su tankerlerinin, yangın havuzlarının, ulaşım yollarının ve ilk müdahale ekipmanlarının artırılması gerektiğini söyledi. Köylüler ile üreticilere düzenli eğitim verilmesini ve riskli alanlarda sürekli denetim yapılmasını isteyen Gürbüz, önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Gürbüz, “Üreticilerimiz bu toprakları işleyerek Çanakkale’nin ve ülkemizin gıda güvenliğine katkı sunuyor. Yangından zarar gören çiftçimizi borçlarıyla ve kayıplarıyla baş başa bırakırsak kırsal üretimi de kaybederiz. YENİ Parti olarak Arıklı köyündeki üreticilerimizin ve yangından etkilenen bütün vatandaşlarımızın yanında olacağız.” ifadelerini kullandı.