|
Tweet |
Geçmiş yıllardaki kadastro çalışmalarından kaynaklandığı ileri sürülen parsel kaymaları ve tapu kayıtları ile fiili kullanım arasındaki uyumsuzluk iddialarının vatandaş açısından ciddi bir belirsizlik oluşturduğunu belirten Ebren, “Mülkiyet hakkı yıllarca belirsizlik içinde bırakılamaz. Halfeti’nin tapu sorunu yıllarca beklememeli” dedi.
22 MAHALLE İÇİN ORTAK ÇÖZÜM GEREKİYOR
Kalkan, Balaban, Beyburcu, Gürkuyu, Gürlüce, Yukarıgöklü, Bitek, Narlık, Yenimahalle, Kavaklıca, Saylakkaya, Ömerli, Argaç, Kınık, Sırataşlar, Argıl, Hilalli, Ortayol, Günece, Fıstıközü, Çakallı ve Seldek mahallelerinin adının TBMM’ye taşınan tapu ve kadastro iddialarında geçtiğini hatırlatan Ebren, konunun geniş kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Ebren, “Bu kadar çok mahallemizin adı aynı sorunla birlikte anılıyorsa mesele vatandaşın tek başına çözmeye çalışacağı bir konu olmaktan çıkmıştır. İlgili bakanlık ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kapsamlı bir çalışma yürütmeli, iddialar mahalle mahalle ve parsel parsel incelenmelidir” ifadelerini kullandı.
VATANDAŞ TAPUSUNDAN EMİN OLMALI
Mülkiyet konusundaki belirsizliğin tarımsal faaliyetlerden miras ve satış işlemlerine kadar vatandaşın günlük hayatını etkileyebileceğini belirten Ebren, yapılacak incelemelerde yerinde tespit ve hak sahiplerinin beyanlarının önemsenmesi gerektiğini vurguladı.
Ebren şunları söyledi:
“Vatandaşımız elindeki tapunun fiilen kullandığı araziyle ilgili olup olmadığı konusunda tereddüt yaşamamalıdır. Devletin görevi mülkiyet kayıtlarını güvence altında tutmak ve ortaya çıkan uyuşmazlıkları vatandaşın yıllarca kapı kapı dolaşmasına gerek kalmadan çözmektir.”
MERKEZİ YÖNETİM KALICI ADIM ATMALI
Sorunun siyasi polemik konusu yapılmadan çözüm odaklı ele alınması gerektiğini ifade eden Ebren, varsa geçmişten kaynaklanan kadastro hatalarının teknik ve hukuki çalışmalarla giderilmesi çağrısında bulundu.
Ebren, “Yeniden Refah Partisi olarak talebimiz açıktır. İddialar bütün yönleriyle araştırılsın, vatandaşlarımız süreç hakkında açık şekilde bilgilendirilsin, yerinde ölçümler yapılsın ve hak kaybına yol açan bir durum varsa kalıcı biçimde düzeltilebilsin. 1970’li yıllardan kaynaklandığı ileri sürülen bir mesele yeni nesillere taşınmamalıdır. Halfetili hemşehrimiz toprağının ve tapusunun geleceğinden emin olmalıdır. Halfeti’nin tapu sorunu yıllarca beklememeli” dedi.